EVDEN ÇALIŞMA SÜREKLİ HALE GELİYOR

Bugün BBC’de okudum, dünya devi FUJITSU “evden çalışma” modelini sürekli hale getireceğini ve yaygınlaştıracağını açıklamış ve Japonya’daki ofis alanlarını yarıya indireceğini söylemiş.

Fujitsu açıklamasında,, “çalışanlara yenilikçiliği artıracak ve müşterilerine ve topluma yeni değerler katacak daha güçlü, üretken ve yaratıcı bir deneyim vaat eden yeni bir çalışma yöntemi sunacağını” söyledi.

Benzer bir açıklamayı TWITTER Mayıs ayında yapmıştı.

FACEBOOK ve GOOGLE pandemi sonucu başlatılan evden çalışma sürecini uzatacaklarını belirtmişerdi.

Profesör Sree Sreenivasan (Stony Brook University School of Journalism,Digital Innovation) “duyuru pandeminin çoğumuzun çalışma şekli üzerindeki uzun vadeli etkisinin altını çiziyor.” diyerek şöyle devam etti: “Bu, ofisler ve işin geleceği hakkında bildiğimiz her şeyin hızla değişmekte olduğunu gösteren başka bir işaret. Binlerce işveren ve milyonlarca çalışan, yeni normalin artılarını ve eksilerini öğreniyor.”

“Bunun artı ve eksileri en iyi şekilde birleştirebilirlerse (daha az işe gidip gelme, daha fazla üretkenlik, daha az masraf, vb.) milyonlar minnettar kalacak, eski yaşam tarzını tercih eden milyonların ise sinirleri bozulacak” diye ilave etti.

Aynı şey çevremde gödüğüm bir çok firmada da yapılıyor, bir çok firma yıl sonuna kadar uzaktan çalışmayı benimsedi.

Unutmayın, aslında çalıştığımız işte bizler de bir şirket gibiyiz, bir değer üretiyor, bunu çeşitli segmentlerdeki iç ve dış müşterilerimize çeşitli kanallardan ulaştırıyor ve karşılığında maaş adı altında bir ücret alıyoruz. Yani bir şirketin gösterdiği faaliyetten değişik bir şey yapmıyoruz.

Uzaktan çalışmaya başlayanlar, iş tanımı, performans değerlendirilmesi kavramlarını herhalde unutmadınız. Şimdi bunlar daha yakın takip altında.

Unutmayın, tanımlanabilir ve ölçülebilir her iş başkalarına yaptırılabilir, yani taşerona verilebilir veya otomatik bir hale getirilebilir.

Uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşması ve uzaması sonucunda iş verenler sınırlarını iyi belirledikleri “iş tanımlarını” daha iyi bir şekilde ölçebilecek (performans değerlendirmesi) ve kısa bir süreçte dışarıda çalışanlara işleri taşeron olarak yapmayı önerecektir.

Bizler artık birer çalışan değil birer mikro şirketiz ve bu nedenle başarılı olabilmek için öncelikle iş modelimizi, yani kişisel iş modelimiz yapmalıyız. Çalıştığımız şirkete veya gireceğimiz işe uygunluk sağlayan bir iş modeli.

Bunu yapmak için elimizde, benim de yazarlarından olduğum bir araç geliştirdiğimiz bir kitap var, KİŞİSEL İŞ MODELİ. İş modeli kavramını üzerinden giderek kişisel iş modeli tasarının nasıl yapıldığını gösteren bir kitap. 2014 yılında The Independent gazetesinde yılın en iyi 10 iş kitabı listesine girmişti.

Aslında iş yaşamı bir sistem, şirketler bu sistemin bir alt sistemi, şirketin alt sistemlerinden biri departmanlar, departmanların alt sistemi ise çalışanlar yani bizleriz.

Bu yaklaşım içerisinde bir üst sistemin de iş modeli olması gereğinden yola çıkarak ikinci kitabı, yani Business Model for Teams’i yazarak ekipler için bir araç geliştirdik.

Bunları yaparken de kullandığımız temel kavram “iş modeli tuali” oldu.

Kitabın ilk 50 sayfasını aşağıdaki bağlantıyı tıklayarak veya QR Kodu okutarak indirebilirsiniz.

YENİDEN BAŞLA – İlk 50 sayfa

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*